Planladığımız programımızın değişmesi üzerine Kozyatağı’ndan metroya bindik ve Marmaray aktarmasıyla hepsi 40 dakika da Sirkeci’ye vardık. Direk girdiğimiz yer Hocapaşa olunca da bildiğimiz lokantaların önünden geçerek gezimize devam ederken, bir anda dikkatimi Şehzade Erzurum Cağ Kebap’ın yeni taktığı kebap çekti. Önce biraz ilerledikten sonra içimde ki yemek sevgisi beni geri döndürdü ve fotoğraflamak için ocağın yanına kadar geldim. Özcan Usta’ya fotoğraf çekip çekemeyeceğimi sorduğumda ise içeri buyur etti ve başladık. Karnım açtı fakat rüzgarın beni götürdüğü yerde yeme planım nedeniyle önce ve sadece fotoğraf çekmek ve de yoluma devam etmekti amacım. Daha önce ki döner tecrübelerimizden de sabit olduğu üzere henüz suyunu yani lezzetini hiç kaybetmemiş bir cağ kebap ile karşı karşıyaydık. Aşağıda ki fotoğrafta da göreceğiniz üzere muhteşem kebap otur beni ye dedi ve biz de oturduk yedik.

Şehzade Erzurum Cağ Kebap
Şehzade Erzurum Cağ Kebap

Bunu gören birisinin kayıtsız kalması beklenemeyeceği gibi ben de ustaya tercihimi belirterek, boş bulduğum bir masaya oturdum. Tercihten bahsedince kısaca bilmeyenler için de Cağ kebabından biraz bahsedelim. İlk olarak Erzurum’un Tortum ilçesinde yapıldığı bilinen Cağ kebabı etlerin dönere benzer şekilde kalın ve uzun şişe takılıp, ateşin önüne yatay olarak yerleştirilmesi ve çevrilerek pişirilmesi usulüyle yapılıyor. Bundan sonra ise ustalık devreye giriyor. Kebaba adını veren ve cağ denen şişlere et küçük parçalar halinde takılıyor ve daha sonra etin ateş görmeyen yüzü kenarda ki ızgarada bir miktar daha pişiriliyor. Etlerin soğumadan tüketilmesi için de her cağ tek tek müşteriye servis ediliyor. Klişelerden birisi de siz dur demezseniz cağlar gelmeye devam ediyor. Genelde işletmelerde toprak kapta kıvamlı bir yoğurt (muhtemel manda), soğan ve salata ücreti mukabili fakat sipariş edilmeden servis edilmesine rağmen Şehzade Cağ Kebap’ta bu ürünler hangilerini istediğiniz sorularak getiriliyor. Bence önemli ve müesseselerin dikkat etmesi gereken bir konu, ikramsa ücreti olmaz ikram değilse de müşterinin bu durumu bilmesi gerekir.

Geri dönüp tercih meselesine geldiğimizde, ben etimin ayrıca ızgara edilmesini istemediğimi söyleyince Özcan Usta tamam o zaman sen bana bırak dedi ve servis başladı. Bu şekliyle yenen cağ kebabına “tatari” deniyormuş,  biz tatarlar ile bir  ilgisi var mı yok mu o konuda herhangi bilgiye rastlayamadım. Sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim, etler yediğim en iyi etler sıralamasına girdi bile. Orta pişmiş cağ kebabım köz biber ve lavaş ile  servis edildi. O kadar lezzetliydi ki bir kısmını hiç dürüm yapmadan sade olarak yedim. Özcan Usta’ya sorduğumda etlerini önceleri 3 ayrı kasaptan aldığını, şimdilerde ise 2 kasaba düştüğünü onlardan da hangisi daha iyi et verirse diğerini biraz dinlendirdiğini, yani rotasyona aldığını belirtti. Benim de bildiğimin aksine etleri terbiyelemediğini çok iyi et kullandığı için direk pişirdiğini belirtti.

Cağ Kebap
Cağ Kebap

IMG_9527

Kadayıf Dolması

Son olarak ise bilenlerin genelde çok sevdiği kadayıf dolmasına sıra geldi. Kadayıf dolması, pişirilme ve şerbet kıvamı çok yerinde olmasına rağmen şerbetinde ki limon biraz fazla kaçmış olduğundan lezzetin doruklarına ulaştığımız etten sonra pek de tatminkar gelmedi.  Bir daha ki seferde bu konuya yeniden odaklanarak durumun genel mi yoksa o güne özel mi olduğu konusunu da tekrar değerlendireceğim.

Kadayıf Dolması
Kadayıf Dolması

İstanbul da lezzetli bir et için gidilebilecek yerlerden birisi olarak duran Şehzade Erzurum Cağ Kebabı sizlere canı gönülden tavsiye ederek  #yolunudeğiştir diyorum.

Şehzade Erzurum Cağ Kebap

Ankara Cad. Hocapaşa Cad. 3/A

Sirkeci-Fatih/İstanbul

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here